MAVİ ELMAS
Aşkın maddi hiçbir gerçekte yeri yoktur. İnsan Onun karşısında pamuk ipliğiyle bağlıdır zamana Maneviyatın içinde çoğalmaktır aşk… Avucuna aldığın bir resimle, bedeni yerleştirmektir bedenine. Yalnızca küçük bir resim… Seni yaşama nedenin.
Sonra resim kaybolur, boş bir vücuttur elinde kalan. Ruhu sana kanmayan, ruhu sana akmayan boş bir beden. En acımasız gerçekleri yüzüne söylediği vakit kahrolursun.
“Seni sevmiyorum” sözcükleri yuvarlana yuvarlana çığ gibi üzerine yıkılır. Ansızın yağan anılara bulut olmuş gözlerin, dünyan karanlık, dünyan cehennem olmuştur. Evet, karşındaki bedenden çıkan söz, senin büyüttüğün hayalin sözü değildir. Başka biridir, bir başkasıdır kendisi.
En zoru da içindeki o ile dışarıdaki bedenin savaşına tanıklık yapmış olmandır. Bu savaşın asıl meydanı senin ciğerindir, senin söküp atamadığın kalbindir. Zavallı bir şekilde seni istemeyen güvercinin kafesinden çıkmasına izin verirsin. Arkasından öylece bakakalırsın. Dur! demek istersin, dilin lal olmuştur. Çıkmaz hayata dur diyecek sesin. Çiğnenirsin, buğdayın una dönüşmesi gibi öğütülürsün. Senin unun yanmıştır aslanım.
Senden yapılan ekmek kokar,
Senden insan olan korkar,
Çiçek bile seni görünce açmadan solar.
Aşkın maddi hiçbir gerçekte yeri yoktur. O tek taraflıdır
Aşkın maddi hiçbir gerçekte yeri yoktur. O tuzaktır.
Onun varlığını bulmak, başka bir adam olmaktır
Ender KÜÇÜK









